Denizden HikâyelerGerçek bir hikâye
Göcek'te Bir Hafta. Bir Ömrü Değiştiren Aşk Hikâyesi.
Hayatının zorlu bir dönemini geride bırakmak isteyen İngiliz bir kadın, yalnızca yedi günlük bir tatil için Türkiye'ye geldi. Ne aşkı arıyordu ne de başka bir ülkeye yerleşmeyi düşünüyordu. Ancak Akdeniz kıyısında yaşanan beklenmedik bir karşılaşma, hayatının yönünü değiştirdi. Bu, Türkiye'de aşkı, cesareti ve yepyeni bir yaşamı bulan Linda Kaya'nın gerçek hikâyesi.
Bazen hayatımızı değiştiren yolculuklar, hiçbir büyük plan yapmadan başlar.
1990'ların sonlarında İngiliz Linda Kaya, iki iş arkadaşıyla birlikte bir haftalık tatil için Göcek'e geldi. Özel hayatında geçirdiği zorlu bir dönemi geride bırakmaya çalışıyordu. Önünde güneşin, denizin ve günlük hayatın telaşından uzaklaşmanın tadını çıkarabileceği yedi gün vardı.
Yeni bir ilişki aramıyordu. Bir gün Türkiye'ye yerleşeceğini ise hayal bile etmiyordu.
Planlarda Olmayan Bir Karşılaşma
Linda, Göcek'te gelecekte eşi olacak adamla tanıştı.
Birbirlerinin dilini neredeyse hiç bilmiyorlardı. Adam yalnızca birkaç İngilizce kelime biliyor, Linda ise hiç Türkçe konuşamıyordu. Aralarındaki iletişimi küçük bir sözlük sağlıyordu.
Ancak zamanla anladılar ki insanlar arasındaki yakınlık her zaman ortak kelimelerle başlamıyordu.
Linda, onun samimiyetinden, sakinliğinden ve saygılı tavırlarından etkilendi. Bu tanışmayı geçici bir tatil aşkı olarak görmedi. Daha çok sürdürmek istediği beklenmedik bir dostluk gibiydi.
İngiltere'ye döndüğünde iletişimleri devam etti.
Hayatın Coğrafyasını Değiştiren Karar
Başka bir ülkeye taşınmak, tatil sırasında hayal edildiği kadar kolay değildir.
Linda için bu karar, alıştığı çevreyi, arkadaşlarını, ailesini ve yıllardır kurduğu düzeni geride bırakmak anlamına geliyordu. Linda olgunluk çağında bir kadındı; sevdiği adam ise kendisinden yirmi yaş küçüktü.
Böyle bir karar cesaret gerektiriyordu.
Linda, 1998 yılında Türkiye'ye taşındı. Bir yıl sonra evlendiler.
Böylece, deniz kıyısındaki ilk karşılaşmalarında hayal bile edemeyecekleri kadar çok değişiklikle dolu ortak hayatları başladı.
On Beş Ev, Tek Bir Ortak Hikâye
Birlikte yaşadıkları ilk ev, Bodrum yakınlarındaki Gümüşlük'te mütevazı bir kiralık daireydi.
Kışın çatısı akıyordu. Düzgün bir ısıtma sistemi ve sıcak su yoktu. Buna karşılık pencerelerinin dışında portakal ağaçları ve begonviller yetişiyordu.
Daha sonra Turgutreis, güney kıyılarındaki başka yerleşimler, Alanya ve Kapadokya'da geçen yaklaşık dört yıl geldi.
Linda, 2012 yılında yayımlanan anlatısında, on dört yıllık evlilikleri boyunca on beş farklı evde yaşadıklarını hatırlıyordu.
Her yeni adres, birlikte yazdıkları hayat hikâyesinin başka bir bölümüne dönüşüyordu.
Tatilin Ötesindeki Gerçek Hayat
Linda, Türkiye'ye taşınmayı hiçbir zaman sonsuz bir romantik tatil gibi anlatmadı.
Dil öğrenmenin zorluklarından, kültürel farklılıklardan, aile ilişkilerinden ve bürokratik işlemlerden açıkça söz etti.
Zamanla yerel gelenekleri anlamayı, hayatın daha sakin ritmini benimsemeyi ve komşularıyla güçlü ilişkiler kurmayı öğrendi.
Anılarında en özel yeri insanlar tutuyordu: misafirperverlikleri, yardıma hazır oluşları ve günlük hayatın küçük mutluluklarından keyif alabilmeleri.
Sonunda çift, tarlalar ve dağlarla çevrili geleneksel bir Türk köyüne yerleşti.
Burası, sahil tatil beldelerinin gösterişli dünyasından çok uzakta, Türkiye'nin bambaşka bir yüzüydü. Günlük sorumlulukların, köy hayatının seslerinin ve sessiz akşamların belirlediği bir yaşam.
Yine de Linda, verdiği karardan pişmanlık duymuyordu.
Her Denizin Kendine Ait Bir Hikâyesi Vardır
Linda'nın gelecekteki eşiyle tanıştığı Göcek, Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki en özel yerlerden biri olmaya devam ediyor.
Burada dağlar denize kadar uzanır, yemyeşil yamaçların arasında korunaklı koylar saklanır ve yelkenli yaşamı bölgenin kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır.
Bazı insanlar birkaç günlüğüne gelir. Bazıları her yaz yeniden döner. Bazılarıysa hiç beklemedikleri bir anda artık ayrılmak istemediklerini fark eder.
Linda'nın hikâyesi, yurt dışında kusursuz bir hayatın vaadi değildir.
Bu hikâye, değişimi kucaklama cesareti, farklılıkları kabul etme ve bir zamanlar yalnızca ziyaretçisi olduğunuz bir yerde kendi mutluluğunuzu kurabilme gücü hakkındadır.
Bazen ev, doğduğumuz yer değildir.
Gerçek hikâyemizin başladığı yerdir.
INEST HOMES
Editörün notu: Bu yazı, Linda Kaya'nın 2012 yılında ExpatsBlog'da yayımlanan “My Life in Turkey” başlıklı kişisel anlatısına dayanmaktadır. Metin, yazarın kamuoyuyla paylaştığı olaylardan hareketle INEST HOMES editör ekibi tarafından özgün biçimde hazırlanmıştır. Yazıya eşlik eden sanatsal film, temanın görsel bir yorumudur; Linda ve eşine ait belgesel görüntüler içermemektedir.


